Dijital Ayak İzi ve Facebook Nostaljisi: Geçmişle Yüzleşme (2026)

Dijital Ayak İzi ve Facebook Podcast

Bölüm Özeti :

Hazır mısınız? Facebook’un tozlu raflarını indiriyor ve ‘Dijital Utanç Müzemizi’ açıyoruz!

Dantelli Mikrofon’un bu bölümünde; ‘Ceyhun is sleeping’ şeklindeki İngilizce-Türkçe karışık durum güncellemelerinden, ‘İlişkisi: Karmaşık’ yaparak ilgi beklediğimiz o dramatik günlere dönüyoruz.

Vampir gibi kırmızı gözlü ve dilleri dışarıda çıkan profil fotoğrafları, Şebnem Ferah şarkı sözleriyle eski sevgiliye atılan sübliminal mesajlar ve gecenin köründe alarm kurup hasat topladığımız o meşhur FarmVille Krizleri

‘Dürtme’ (Poke) özelliğinin flört sayıldığı, grup isimlerinin paragraf kadar uzun olduğu o masum ama bir o kadar da ‘cringe’ (utanç verici) dönemle yüzleşmeye var mısınız?”

Diğer bölümlerimiz için Dantelli Mikrofon Hikayesi sayfamıza bakabilirsiniz.

Dijital Ayak İzi ve Sosyal Medya Geçmişimiz (Bölüm Deşifresi)

Bu bölümde geçmişte Facebook’ta bıraktığımız dijital ayak izi örneklerini, utanç verici paylaşımları ve sosyal medya evrimini konuştuk.”

0:00

Kaç kişi?
Evet sanal bir ıq testi.
Gibiydi geri zekalı muamelesi yapıyorlardı.
Bak ben kendi profilimde ne buldum?
2009 da şuna katılmışım, sevdiğini söyleyemeyen ama gözlerine bakınca anlaşılmasını isteyenler kulübü.

0:19

Yani tüm dünyaya aslında şunu diyordum, biz kavga ettik ve ben bu alanı okuyan herkesin bana ne olduğunu sormasını istiyorum.
Bana ilgi gösteriyor.
Bir de o zamanlar yani işte o programlar yoktu işte kırmızı göz giderme filan gibi fitreler şunlar, bunlar o tür teknolojiler yoktu.

0:37

Yani o vardı da biz mi vampirliği tercih ettik aşkım.
Ne yapalım?
Tabii ki meşhur farmville krizi hayatım sen o tarlaya ekeceğim diye geceleri alarm kurup kalkıyorum ya kalkıp sana yardım ediyordum sabahları ya.

0:55

Merhabalar ben Neslihan profil fotoğrafına gül resmi koyan teyzelerin yeğeni Neslihan, analog ruhların dijital dünya serimizin dördüncü bölümüne yani dijital utanç müzemize hoş geldiniz.
Merhaba ben de Ceyhun 2.009 yılında her gördüğü Fenerbahçe fotoğrafına 45 arkadaşını etiketleyen ve sonra da pişman olan o adam malum geçen hafta yeni yıl özel bölümüyle serimize coşkulu ve ana kollarımızdan bağımsız bir ara vermiştik aslında ve özel bölüm.

1:26

Göstermiş olduğunuz güzel ilgi bizi öyle mutlu ve motive etti ki 2.026 aya bomba gibi girdik diyebiliriz.
Bugün konumuz ağır.
Facebook‘un arkeolojisini konuşacağız aslında son dönemlerde herkesin başına gelen o bildirim ekranınızda gördüğünüz Facebook size hatırlatıyor bildirimini bugün ele alacağız.

1:47

Bakalım o eskiden paylaştığımız şeyler sizi mutlu mu ediyor yoksa utandırıyor mu?
Evet, gerçekten konumuz yine bence bomba gibi bizim gibi sek.
Nerede?
Doğan ve doksanlarda büyüyen nesil için sosyal medyaya facebook’la öğrendik diyebiliriz.

2:02

Özellikle o ilk dönemler neydi hayatım ya gerçekten böyle bambaşka bir dünyada gibiydik ve şunu kabul edelim, kullanma kılavuzunu okumadan deneme yanılma yoluyla öğrendiğimiz için de bazı tabi utanç verici şeyler de yapmışız zamanında.

2:18

Kesinlikle şimdiki nesil çok şanslı influzırları youtuberları izleyip racon öğreniyorlar.
Biz paylaşım yapmadan önce neyi nasıl yaz?
Altına hangi müziği koymalıyız?
Efeik nerede devreye girmeli aslında TV dünyasında profesyonellerin o montaj aşamasında yaptığı şeyleri şimdikiler reels paylaşırken başta yapıyorlar.

2:39

Bildiğin montaj ekibi gibi aslında baştan her şey planlayıp öyle çalışıyorlar.
Biz ne düşünüyorsun?
Kutucunu günlük sanıyorduk yani düşünebiliyor musun ne sanki oraya yazdığımız şeyleri yani FB ı dosyamızda olsa bu kadar utanmayız utanmam demişken sizlerden hiç utanmadan küçük bir ricada bul.

2:58

Istiyoruz bizlere sosyal medyadan, telefonumuzdan veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden ulaşan tüm herkese destekler için teşekkür etmekle birlikte bu desteklerini podcast yayın platformlarında da vermelerini özellikle rica ediyoruz.
Değişen 2.020, beşteki algoritma teknikleri nedeniyle özellikle youtube ve ınstagram’da bizi takip etmenizin yanı sıra bölümlerinizi, arkadaşlarınızla izlediğiniz platformlar üzerinden paylaşmanızı yorum yapmanızı ve kaydetmenizi istiyoruz birlikte.

3:29

Yürüdüğümüz her şeye yeni paydaşlar ekleyip mutluluğumuzu bulaşıcı hale getirmek için desteklerinizi esirgemeyin lütfen.
Evet, destek ricamızı da ilettiğimize göre hadi gel şöyle güzelce bir kazı çalışmasına başlayalım.
Ben tabii boş durmadım ve hemen senin profilinde biraz geriye hatta galiba biraz oldukça geriye gittim diyebiliriz.

3:51

Eyvah.
Hatırlar mısın?
Facebook zamanlarında böyle durum güncellemeleri yapıyorduk ve o durum güncellemeleri bizim ismimizle başlıyordu.
Tabii ilk çıktığı zamanlar program tamamen türkçe’de değildi.
Böyle kalıp girişlerin çoğu ingilizceydi ve dolayısıyla şöyle başlıyordu, Ceyhun is Neslihan is ve nokta nokta geri kalanını biz tamamlıyorduk.

4:13

Yani işte Ceyhun şuan şunu yapıyor artık siz o boşluğa ne yazarsanız.
Evet, o yüzden herkes aslında kendinden böyle üçüncü tekil şahıs gibi bahsediyordu.
Yani Ceyhun şu an uyuyor.
Bak bir tane buldum tarih 2.007 yazmışsın ki Ceyhun istanbul trafiğinden bıktı.

4:30

Ceyhun isyanlarda bir de sonuna böyle noktalama işaretleriyle bir garip işaret yapmışsın ama tam olarak da neyi ifade etmek istemişsin?
Anlamak kızgın surat falan mı?
Sanırım kızdığını belirtmek istemişsin.
Tabi haklısın hayatım o zamanlar emoji yoktu ve mecburen tabi noktalama işaretleriyle sanat yapıyorduk.

4:50

Bir de bak ne paylaşmışsın?
Neyhun iz neszan ile ilişki durumu karmaşık.
Ilginçtir.
Normalde hafızam pek iyi değildir aslında ama o günü hatırlıyorum.
Evliliğimizin ilk yılları olduğundan ve hala devam eden aslında evliliğin nasıl bir kavram olduğunu tam kavrayamadığımız dönemler olduğu için saçma sapan şeyler yüzünden de kavga ediyorduk.

5:11

Muhtemelen o da kavga ettiğimiz olaylardan birisiydi.
Ben de tribimi Facebook üzerinden atmıştım sana yani tüm dünyaya aslında şunu diyordum, biz kavga ettik ve ben bu alanı okuyan herkesin bana ne olduğunu sormasını istiyorum.
Bana ilgi gösterin.
Aynen deme şeklinde.

5:28

Aslında benim yaptığım herkeste yapıyordu ama şu an tabii okuyunca böyle garip geliyor.
Sonra aslında teyzem altına şey yorum yapmıştı.
Oğlum ne oldu, hasta mısın?
Benim bütün karizma yerlerde tabi.
Kesinlikle o zaman yer bildirimleri de yoktu.
Yani elimizle yazmak durumundaydık işte mesela Ceyhun et Kadıköy starbucks yanına eklemişsin işte.

5:49

Vahlit moka keyif diye bir de o sonundaki keyifin 2 file olması gerekiyor.
Ne?
Yapacaksın hayatım yani sesli bir mesaj kavramı olmadığında.
Kelimeleri eklenen ekstra harflerle o an yaşadığımız duyguyu tarif etmeye çalışıyoruz.
Ya hatırlıyor musun mesela o zamanlar çekin diye bir şey de yoktu.

6:07

Biz manuel bir şeye gittiğimiz zaman çekin yapıyorduk.
Yani bu bizi zengin gösteriyordu.
Ay sorma vallahi o zaman tabi bu bütün bu yaptığımız paylaşımlar yazılanlar kendimizi çok önemli hissettiriyordu ama birazcık şimdi okuyunca rezilliğin daniskası gibi geliyor.

6:24

Neyse sıra sende anıl efendi.
Hadi, bakalım başlayalım bence benimkiler daha masumdur hayatım.
Ben de boş durmadım ve senin 2.010 öncesi albümlerine girdim.
Hadi, bakalım bekliyorum.
Bakalım emin misin mesela bir tane albüm başlığım var, çılgınlar kopuyoruz.

6:42

Yaz 2.008 yani 3 gündem var.
Sonunda içindeki fotoğrafları görmelisiniz.
Muhtemelen şu an kapalı aslında herkese de.
Çocuktan önceki son kopuş bizim.
Yani o dönem daha yeni evliyiz ama çocuk da olmamış ama ondan önceki son kopuşlar.

6:58

Evet, sonra hepimiz üniversite arkadaşlarımız hep herkes hemen hemen çocuk sahibi oldu e.
Yani ondan sonra tabi ki çocuğum kolik ve diş dönemindeki.
Ferah.
Birleşmiş olmuştur.
Çünkü hepinizde aynı dönemde doğurmuştunuz.

7:14

Yani bir de ya şunu düşün bakıyorum, fotoğraflara herkesin gözü kırmızı ve herkes birbirine sarılıp dil çıkarıyor aşkım yani kocaman kadınlarsınız ya.
Ha bir kere kocaman kadın filan değildik.
Daha çok genç zamanımızdı.
Onu bir kere kayıtlara geçsin lütfen ki hala genciz.

7:31

Bir de o zamanlar yani o işte o programlar yoktu işte kırmızı göz giderme filan gibi filtreler şunlar, bunlar o tür teknolojiler yoktu.
O vardı da biz mi vampirliği tercih ettik.
Aşkım ne yapalım yani?
Evet dillerimiz saçma bir şekilde dışarıda ama o da bir dostluk göstergesiydi ve şöyle bir durum vardı, işte fitreler çıkartmalar olmadığı için ne kadar yamuk işte yamuk yumuk dilin dışarıda ağzım bir karış açık poz verirsen o kadar eğleniyorsun ve o kadar samimiyetsin demekti.

8:02

Peki ya şu şarkı sözleri yani her durum güncellemen sonunda bir Teoman veya Şebnem ferah şarkısı.
Var.
Severdim.
Bak, mesela bir tane Şebnem ferah’tan mayın tarlasında dolap durmuşum.
Aşk sanıp da herkes arkamdan bağırmış, kimseyi duymamışım altına yorum gelmiş senin arkadaşından canım ya ne oldu sen de cevap vermişsin.

8:25

Boş ver kanka özelden yazarım.
Inanmıyorum, özelden yazarım.
Bizim neslin en büyük gizemsiz Gizem olayıydı.
Yani işte aslında şunu yapmak istiyorduk, herkes sorsun, herkes beni merak etsin ama işte ben kimseye bir şey anlatmayayım ki böyle işte ort.

8:41

Da çok dertliyim imajı vermeye çalışıyorduk.
Bir de şey var, dinleyicimiz, dinleyicilerimiz de hatırlar dürtme olayı yani şimdilerin poke dediği olay.
Yani niye biz sürekli birbirimizi dutüyorduk?
Ay evet ya gerçekten o dürtme olayı da çok güzeldi ve biliyorsun hayatım ikinci bölümümüzde de bahsetmiştik aslında biraz.

9:01

Bundan özellikle MSM ve ıcque programlarıyla ilgili dürtme mevzusundan orada bahsetmiştik.
O bölümümüzü kaçıran dinleyicilerimize de bir hatırlatma olmuş olsun sp.
Bay apple podcast veya youtube üzerinden ikinci bölümümüz olan ilk merhabanın evrimini dinlemenizi çok isteriz.

9:19

Çünkü orada da gerçekten bizim özellikle çocukluk ve gençlik dönemimizin geçtiği çok güzel anılarımızdan bahsettik.
Dürtme konusuna gelince bence OO dönemi flörtüydü Ceyhun yani senden hoşlanıyorum diye.
Türk butonuna basıyordu.
Sen beni dürtüyorsun, ben de seni dürtüyorum.

9:36

Yani bir nevi dijital kurlaşma diyebiliriz.
Bence o tamamen ben buradayım ve yapacak hiçbir işim yok demekti.
Yani bir yandan da bu mevzu her konuşulduğunda o cem yılmaz’ın gösterideki o meşhur diyaloğu geliyor aklıma hani izleyicilerimiz mutlaka ve sosyal medyada görmüştür ya da dinlemişlerdir.

9:55

Dürtme mevzusundan basit bahsediyorum.
Şimdiwhatsapp’tan veya farklı bir uygulamadan mesaj atıyoruz ama o zamanki dürtme de uyudun mu?
Aslında kelimesiz ifadesiydi.
Tamam şarkı sözlerini ve ergen fotoğraflarını geçtik ama Facebook arkeolojisinde daha derin daha karanlık bir katman var hayatım.

10:15

Neymiş o?
Katıldığımız o saçma sapan gruplar hatırlıyor musunuz?
Bir ara grup isimleri cümle şeklindeydi ve noktalama işareti yoktu, insanlar kimliklerini bu gruplarla ifade etmeye çalışıyor.
Iyi hatırlamaz mıyım ya?
Yastığın diğer tarafını çevirip soğuk tarafına yatanlar kulübü üye sayısı 3.000.000.

10:36

Ben kesin bu gruba üyeydim.
O yine masum ya bak ben kendi profilimde ne buldum?
2.000 dokuzda şuna katılmışım, sevdiğini söyleyemeyen ama gözlerine bakınca anlaşılmasını isteyenler kulübü.
Ciddi misin sen realizmin kalesi ceyhun’a ya.

10:54

Sorma o zamanlar derin görünmek prim yapıyordu.
Yani düşünsene kurtlar vadisi vadisi’nin bile popüler olduğu bir dönem.
Bir de şey vardı hatırlarsınız.
Bu fotoğrafı beğenip paylaşmazsan 10 yıl şanssızlık seninle olacak gruplar.
Ay evet ya gerçi o biraz daha bizden büyük yaş grubuna ait bir gruptu.

11:11

Hani işte bu mesajı bilmem kaç 1.000 kişiye göndermez sen başına gelecekler olan grup bu bir de şey vardı.
Bu iddia ediyorum bu resimdeki 7 f.
Bulamazsın grupları sırf zeki görüneceğiz diye o gruplara girip bulanık resimlere bakardık.

11:27

Saatlerce kaç kişi evet sanal bir ıq testi gibiydi ama aslında onlara baktıkça ıqumuzu düşüyordu farkında.
Değildi tabi canım yapım yapamayanlara geri zekalı muamelesi.
Peki ya oyunlar neyse ilişkimizin böyle en büyük krizlerinden biri neydi?

11:45

Hatırlıyor musun?
Bakalım milyon yıllık tarihli evliliğimizdeki hangi kriz acaba?
Tabii ki meşhur farway krizi hayatım sen o tarlaya ekeceğim diye geceleri alarm kurup kalkıyordun ya ben de sabah işe gitmeden kalkıp senin sırf çiftliğin gelişsin de bana destek atmıyorsun deme diye kalkıp sana yardım ediyordum sabahları ya.

12:09

Ay doğru kendime inanamıyorum.
Şu an bir gül sana demiştim ki ineklerim sütü salmaz ölecekler.
Benim yerime girip sarmasın hayatım diye mesaj atmıştım.
Sen de tabii ki dalga geçmiştin biz istanbul’un göbe.
Meşhur senin ineğin yok.
O sadece piksellerden oluşan bir inek demiştin.

12:26

E tabii yani senin için sorumluluk her dönem ilişkimizde en başta gelen konu yani komşunun tarlasına yardım edip hiçbir kazanıyordun ya ama asıl utanç verici neydi biliyor musun o oyun istekleri?
Of evet Ceyhun size ferdi’de bir hediye gönderdi işte kabul etmek için tıklayın.

12:46

Bütün ilkokul arkadaşlarımı akrabalara hatta bir kere yanlışlıkla babana bile göndermiştim.
Sanırım.
Hatırladı.
Babam da sormuştu, oğlum bu saman balyasın ne işe yarıyor, eve kargo mı gidecek diye adamı dolandırıyoruz falan sanmıştı resmen herkes sanal ırgat gibi çalıştırıyoruz ya.

13:04

Evet, bir de mafya varsuvarda sabah akşam millete bana enerji gönder davete atıyordu bu.
Erkekler arasında.
Yani, evet, insanlar bizi engellemediyse bence sırf hatırımızdandır diye düşünüyorum.
Yani bence engellemişlerdir de biz fark etmemişizdir diye düşünüyorum.

13:20

Ya düşünsene yıllar sonra karşılaşıyorsun ada.
Bana soğuk yapıyor mesela meğer sana adama 2.010 birde 50 kere kendi crash canı attı demişsin ama yani göndermemiştir muhtemelen.
Yani aslında bakınca sadece fotoğraflarımız değil, dijital sosyalleşme şeklimiz de çok defoluymuş bir hayatım.

13:39

Kesinlikle yani gruplarla karakterlerimizi, oyunlarla da çalışkanlığımızı kanıtlamaya çalışmışız ama ne yalan söyleyeyim, o tarlayı hasat etmenin verdiği huzuru.
Şimdiki metaversin yapay zeka sistemlerinde bulamıyorum.
O zaman da benim hâlâ demek çiftlik oyunlarını seviyor olmam.

13:59

Şimdiki zevklerimin bir göstergesi diye düşünüyorum.
Hâlâ çiftlik oyunlarına bayılıyorum.
Bir de bu şey olayı vardı ya buraya not düşmemişiz ama bir gazoz filan gönderiyorduk.
Birbirimize yanlış mı hatırlıyorum.
Facebook üstünden sanki öyle bir gazoz göndermişti, gazozunuza ilaç attı filan şu malum türk filmlerinden sanki böyle diyaloglar hatırlıyorum ben.

14:21

Yani aslında bakınca hepsi böyle çok komik ama bir o kadar da samimiymiş diye düşünüyorum.
Çünkü fitre yoktu.
Estetik kaygısı yoktu.
Neysek oyduk.
Bir de hani o zaman şimdikinin tam tersi facebook’ta kendimizi daha mutsuz gösterme çabasındaydık.

14:39

Yani böyle biraz daha o arabesk tavır daha ön plandaydı sanki.
Ya şimdi ınstagram’da herkesin hayatı mükemmel.
Herkes ya tatilde ya yatta ya uçakta, havaalanında ya herkes böyle paranın tat dediği noktaları paylaşıyor.

14:55

Mesela kimseyi işte akşam yemeği yapmamış bir çifti makarna yerken göremezsiniz.
Ama en üst restoranda oturup şarap içerken mutlaka bir fotoğrafı vardır.
Herkesin ya o zamanlar canım sıkkın yazabiliyorduk mesela daha gerçekti ya biraz utanç verici ama bolca yazım hatalı ama gerçek.

15:14

Bir.
Bu şey olayı vardı.
Şimdi sen böyle deyince aklıma geldi.
Aile üyelerinden birine bir şey olmuş yani hastanedeler hastalanmış işte atıyorum.
Şu kişi kendini işte çok mutsuz hissediyor et hastanede diye çok sinir olurdu.
Bunu da söylemeden burada geçemeyeceğim.

15:31

O zaman bu bölümü şöyle bitirelim, lütfen eski fotoğraflarınızı silmeyin, onlar sizin tarih öncesi döneminiz arada açıp gülmek bence ruh sağlığına iyi geliyor.
Ama, lütfen rica ediyorum artık kimse kimseyi dürtmesin o özellik.
Hâlâ duruyor mu bilmiyorum ama yapmayın ne olur.

15:48

Vallahi duruyorsa ben seni çıkışta bir dürterim.
Aman eksik kalsın.
Evet efendim, dördüncü bölümün sonuna geldik.
Eski paylaşımlarınızla barışık olduğunuz keyiflerinizin bol faili bol olduğu bir hafta dileriz.
Hoşça kalın, dijital dünyada analog kalmaya devam edin.

Bölüm zaman damgaları

  • 00:00 Hoş Geldin: Dijital Utanç Müzesi Açılıyor
  • 00:00 Ceyhun is..." : Kendinden 3. Tekil Şahıs Bahsetmek
  • 00:00 Fotoğraf Albümleri: Kırmızı Gözler ve Dışarıdaki Diller
  • 00:00 Arabesk Dönem: Mutsuz Görünme Çabası vs. Instagram Mükemmelliği

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Title
.