Dijital Flört ve Aşkın Evrimi (Bölüm Deşifresi)
0:00
Nesli şuna bir bak ya, geçen gün kuzen gösterdi ınstagram’da artık biriyle tanışmak için merhaba bile yazmıyorlarmış.
Ne yapıyorlarmış?
Ceyhun’cım birbirlerine duman resmi mi gönderiyorlarmış.
Merhaba dantelli mikrofonun ikinci bölümüne hoş geldiniz ben Ceyhun merhaba.
0:20
Ben de Neslihan ve az önceki alkış emojili tanışma operasyonundan da anlayacağınız üzere bugün çok kritik bir konuya giriyoruz.
Geçen bölümde size bir söz vermiştik, evet.
Bir sonraki bölümde mektup aşklarını ev telefonlarıyla konuşmaya çalışmanın heyecanını ve şimdiki o meşhur uygulamalar sayesinde sağa kaydırmalı ilişkileri konuşacağız demiştik.
0:43
Yani aslında geçmişte doksanlar.
Senlerdeki o ağır kanlı romantizmle günümüzün çok yakında 5 g hızına kavuşacak olan flörtleşmelerini masaya yatırıyoruz.
Ağır kanlı mı?
Bence o zamanlar resmen eziyetmiş hayatım yani evet, sen romantizm ediyorsun ama nostaljiyi seviyorsun çünkü.
1:03
Eskileri özlesem de o zamanlar benim için kabul edelim.
Çok yavaştı maalesef çok tez canlı biriyimdir.
Hayatımın her noktasında olduğu gibi iletişimde de hızlı ve pratikliği tercih ediyorum diyebiliriz.
Eziyet değil o emektir.
1:18
O neslie hanım bak ben en azından lisede hoşlandığım kız o mektup yazardım.
Tabii herkes bilmiyor.
Kimdi o kız?
Ben sen o mektubu yazmak bir sanat eseriydi.
En güzel kağıdı seçmeye çalışıyorsun.
El yazın en okunaklı olsun diye saatlerce uğraşıyorsun.
1:34
Ki kabul edelim benim el yazım seninkinden daha güzeldi.
Kesinlikle ama benimki de fena sayılmazdı.
Yani.
Ne diyorduk.
Evet hani böyle okunaklı olsun diye saatlerce uğraşıyorsun.
Eskiden bir de böyle el yazısı dediğimiz okullarda da okutulan şimdi okutulmuyor ama o el yazısı metoduyla yazmaya uğraşıyorsun.
1:54
Zarfı böyle özenle seçiyorsun.
Hostanenin önünde kurulmuş o zarf stantları ol.
Veya ııı büyük kırtasiyelerin işlerinde de olan şeyler vardı.
Ondan sonra mektubu yazıyorsun.
O mektubun içerisinde ya bir hatıra bir obje koyuyorsun ya kendi kokunu sıkıyorsun o kağıda.
2:10
Bütün bunlar tabii ki bizim dönemimizin çok güzel hatıraları.
Sonra da.pt t’de saatlerce pul sırası bekliyordum.
Evet bekliyorum da bununla ilgili tabi bir de hazır sırası gelmişken sana gönderdiğim ilk mektubu böyle bir gözümde canlandı.
2:26
Tabii bizim neslihan’la tanışma hikayemiz biraz farklıydı biz.
Süre birbirimizi görmedik ve sonra tekrar buluştuk.
Neslihan’ın bir arkadaşının vasıtasıyla başta tabii ki o zamanlar öğrencilik hayatı, cep telefonu yok.
Ev telefonuyla da haberleşme biraz sonra anlatacağımız üzere de eziyet ne yapıyoruz?
2:45
Biz de tabii ki öğrenciler için en ucuz metot mektup yazıyoruz.
Bunun için de tabii belli aralıklarla bu mektup git gel olayı yaşanıyor.
Neden?
Çünkü o mektubu yazıyorsun, gönderiyorsun onun bir ulaşma safhası var.
Karşı taraf mı alacak?
3:00
Okuyacak 10’a çıkart cevabını yazacak sana gönderecek o sana ulaşacak.
Yani 2 mektubun arası bir 15 20 gün abartmıyorum olabiliyor.
Şimdi gelelim bizim ilk mektuplaşma hikayemize.
Dediğim gibi ben elazığdayım ressan ankara’da ve neslihan’a ilk mektubumu yazıyorum tabi cümlenin başlangıcı çok önemli. 10’a çıkart bir hitap etme şekli bulmam gerekiyor.
3:23
Bana özel bir hitap olması gerekiyor.
Saatlerce yazıyorsun vesaire böyle düşünüyorsun sev.
Şarkı sözleri, şiirler, kitaplar, vesaire vesaire böyle defalarca yazıp çizdiğimiz şu an çok net hatırlıyorum.
En sonunda o anda radyoda bir şarkı çalıyor ve o dönemin böyle patlamış top yatmış şarkılarından birisi.
3:45
Evet, biliyorum.
Şu anda bir çoğunuz bana belki gülecek belki de ya abartma o kadar da değildir diyecek ama ibrahim erkalın canısı.
Ama ne kadar meşhur olmuştu o şarkı?
Evet, şimdi belki çok şey geliyor ama.
Cinsi bile çekilmişti de şu anda.
4:00
Bilmiyorum.
Youtube’da vesaire de belki platformlarda hâlâ bulunabilir.
Canısı şarkısı o dönemde inanılmaz bir patlama yaptı.
Böyle düğünlerde işte ilk dans şarkısı olarak çalınıyor.
Vesaire işte sevgililerim, radyolarda birbirlerine gönderdiği istek parçası oluyor.
4:17
Ben de kendime çok da yaratıcı olmasa da ama sevimli bir hitap şekli olarak onu seçtim ve neslihan’a ilk mektubumu canısı olarak gönderdim içeriyi.
Tabii ki ben de saklı kalsın eminim sen.
Gülsüm’dür o mektuplarıyla.
Ilgili saklıyorum.
4:33
Yani burada şöyle de bir parantez açalım, arkadaşlarım bu hiçbir zaman değişmedi.
Geçmişteki aşklarda da şimdiki yeni nesil aşklarda da hatıraları saklayan taraf mutlaka kadınlar oluyor.
Kesinlikle biz bu tür şeylere bence daha fazla kıymet veriyoruz.
4:49
Yani objeler kadınlar için her zaman çok daha önemli.
Evet çok güzel anlatıyorsun ben de tabi çok heyecanla beklemişim o mektubu ama bir de tabi olayı benim açımdan düşüp o mektup gel.
Dar zaman geçmek bilmezdi bekle ki gelsin bekle ki gelsin şimdi çok nostaljik geliyor ama benim gibi tez canlı biri için bu çok eziyet vericiydi.
5:12
Beklersin o mektup gider acaba okudu mu cevabı ne zaman gelecek?
Bir hafta 10 gün biraz önce söylediğim gibi bazen 20 gün çünkü PTT yoluyla gönderiyorsun.
Öyle bir kargo firması veya özel bir firma yok işte taahhüttü gönderme var.
Bir de normal gönderme var taahhütte ekstradan ücret ödüyorsun, ver falan o bekleyişin güzelliğini. 2 ¥ nesil pek bilmiyor.
5:34
Neden?
Çünkü inanılmaz bir hızlı tüketim söz konusu.
O cevap geldiğinde zarfı açma heyecanı bunu aile bireylerinden saklama çabası yani tamam batıda yetişen gençler belki bu konuda daha rahattır ama özellikle doğudaki kız ve erkek çocuklarının böyle işte gönül işleriyle ilgili konular çok fazla aileyle konuşulmazdı.
5:55
O dönemde şuanda da pek değiştiğini zannetmiyorum ama o dönem biraz daha kısıtlıydı.
Dolayısıyla biz işte.
Sevgilimizden veya işte o dönemki flörtümüzden bir hediye dağılsak bir mektup da olsak onu saklama çabası içlerine girerdik.
6:10
Tabii ondan sonra gelen mektup içinde bir yeni bir hazırlığa başlıyorsun.
Çünkü bir ya bir cevap vereceksindir ya da yeni bir şey konu açman gerekiyordur veya onunla ilgili yeni bir mektup hazırlığına.
Başlarsın, evet, o da bambaşka bir heyecan heyecan konusunda haklısın aşkım 10’a çıkart diyecek bir şeyim yok o zamanlar zaten malumunuz üzere başka seçeneğimizde.
6:33
Yoktu ama şimdi o günleri tekrar tercih eder miyim?
Emin değilim.
Yani sanırım şimdiki kalite ve hız benim için daha konforlu ve keyifli hızlı romantizma tercih ediyorum diyebiliriz.
Peki yeni nesil artık mektubu geçtik.
6:48
Telefon olayına ne diyorsun?
Yani tamam, biz mektupla başladık ama sonradan ikimizin de aslında cep telefonu oldu ve ben 1.999 doğu ankara’ya tekrar gelip seninle o ilk buluştuğumuz daha doğrusu yeniden buluştuğumuz ama artık ikimizin de o gençlik dönemini dediğimiz ve her şeyin başladığı o yıl aslında bizim sabit hattı o tuşlu salonun ortasında duran telefonlar ve.
7:15
Sonrasında cep telefonuna geçiş maceramızın başlangıcıydı ve asıl macera orasıydı.
Ay evet, o favorim arıyorsun, karşına kimin çıkacağı belli değil.
Tam bir rus ürleti ya annesi çıkarsa ya babası çıkarsa bir de annen ya da babanla sesin benziyorsa tam bir adrenalin bombası ki yapmışlığım var.
7:35
Onu bir anlatsana allah’a şükür.
Şöyle şimdi ceyhun’la babasının sesleri, hoş bütün fiziki özellikleri tamamen birbirlerine benziyor birbir.
Kopyası ya, daha doğrusu Ceyhun babasının kopyası dolayısıyla ses tonu da kopyalamış bir gün aradım.
7:51
Telefona babası çıkmış ama ben onun Ceyhun olduğunu şu an bile yemin edebilirim ben de gayet güzel ceyhunmuş gibi konuştum.
Allah’tan fazla şeyler söylemedim.
Babam da sağ olsun çok uyanıktır.
Kendisi çaktırmamış ki oğlumuz kimle konuşuyor, düzgün biri mi bakalım, hani nasıl sohbet ediyor?
8:12
Bize uygun bir aile kızı mı diye çaktırmadan beni tatmış konuşma sonlarına doğru sorduğu sorulardan birazcık şüphelenir gibi oldum ama dediğim gibi hâlâ ben ceyhun’la konuştuğuma son derece emindim.
O yüzden o olaydan sonra tabi sonra anlaşıldı.
8:28
Ceyhun dedi ki ben değildim, babamla konuşmuşsun inşallah dedi.
Bir şey söz zaten bizim zamanımızda diyeceğim sanki bizde çok yaşlanmışız gibi oluyor mu?
Evet, biraz daha sanırım ilişkiler daha resmi.
Daha birbirimize karşı kibardık diyelim, o yüzden o günden sonra acaba telefonu açan Ceyhun mu yoksa babası mı diye her seferinde kalbim resmen yerinden fırlardı.
8:53
Ama sonrasında çözüm üretmiştik çünkü ben telefonu açtığım zaman hemen efendim deyip babamın sessiz kalması olayıyla evet o kilidi aşmıştık aslında ben de seni ki aradığımda annen çıkmıştı telefonu ve bir anda bir küser gibi kimsiniz diye böyle bir verdi.
9:09
Ben böyle salonda telefonda resmen esas turuşa geçtim.
Tabii bilsem geçmem de şeker gibi kadın.
Şey efendim, ben Ceyhun falan böyle sesim titriyor.
Neslihan’ın okuldan arkadaşıyım falan diye böyle cevap verdim ama tabi o arada annen ne tepki verecek acaba?
9:27
Okuldan arkadaş olsam bile yine laf yiyecek miyim diye içimden geçmedi de değil.
Zaten annem de telefonu kapatınca teyzeme dönüp kızımı bir çocuk aradı ama demiş, sesi pek bir gariptir.
Meğer o garipse korkudan titreyen senin sesinmiş tabii sonrasında beni de bir saat sorguya çekti işte kim o çocuk, kimle konuşuyorsun?
9:48
Filan gibi o kadar kekelemiştim ki dün gibi hatırlıyorum.
Şimdi düşünün, yani gençler nasılsın demek için bile önce anne babaları geçmek zorundaydık ve o telefon salonda annen yanında örgü örüyor.
Bu arada salonda demişken şöyle bir parantez açayım.
10:05
Biliyorsunuz kanalımızın daha doğrusu podcast yayınımızın ismi aslında dantelli mikrofon o dönemlerde o dantelin koyulduğu cihazlardan birisi de o salondaki ahizeli telefonun üstüydü.
Ya evet, mutlaka üstüdan telli örtülürdü.
10:21
Geçmiş fotoğraflara bakarsanız arama motorundan bu söylediğimiz ispatlayabilirsiniz.
Annen veya işte anneannen babaannen yanında örgü örüyor.
Baban televizyonda haber izliyor.
Belki salonda başka aile büyükleri de var.
Bizde böyle karşılıklı olarak işte dersler nasıl falan diye konuşmaya çalışıyoruz.
10:41
Şimdi gidip böyle kendi çocuklarımızla dahil odasına çekilip saatlerce böyle fısır fısılır konuşmak yok.
Dolayısıyla bizim o dönemde birbirimiz için çaba sarf etmemiz o sevgiyi o ilişkiyi sürdürebilmek için uğraştığımız dönem şu anda maalesef çok hızlı ilerliyor ve belki de ilişkilerin daha kısa sürmesinin sebebi de.
11:03
Un olabilir.
Yani bizim evde de tabii ki annem yanımda oturup kiminle konuşuyorsun bakayım diye dinlerdi.
Ben de işte anne okuldan arkadaşım ders notlarını alıyorum falan derdim ama tabi o okuldan arkadaşlarım hepsi aslında biraz ceyhundu zaten annem için beni kız erkek kimin aradığını pek önemli yoktu.
11:22
Yani daha doğrusu cinsiyetin önemi yoktu.
Kim ararsa arasın dibimde beklerdi.
Ama gerçekten dibimde yani temas halinde beklerdin konuştuğum kişinin anneme sesi duyulmasın diye ahizeyi resmen kulağımın içine sokardım.
Yani o kadar bastırdım ki ayzek kulağıma telefonu kapattıktan sonra bir yarım saat filan ayzek’in kulağımda iz iç kalırdı yani.
11:44
Peki.
Biz bunu hiç konuşmadık ama yani sence o zamanlar bizimkiler veya işte sizinkiler bizim aramızdaki şeyin farkında mıydı?
Yani bence farkındaydı.
Evet şimdi bizim çocuklarımızın bizi kandırabilme olasılığı tabi ki biraz daha düşük daha farkında anne babalarız ama hani nispeten çünkü teknolojiyi yakalamış insan.
12:07
Ama bence o zaman onlar da farkındaydı.
Yani her ne kadar biz işte çaktırmıyoruz desek de derslerden filan bahsetsek de bence el kol hareketlerimizden sesimizin birbirine olan titremesinden mutlaka anlamışlardır diye düşünüyorum.
12:23
Evet, yani bizim nesil aslında tam bir ara nesildi diyebiliriz.
Yani o salondaki telefonla ııı konuşmaktan, cep telefonuna geçiş, işte meşhur internetin ülkeye girmesiyle etrafta mantar gibi çürüyen internet kafelerdeki o yeni yeni çıkan sosyal medya kültürünün başlangıcı diyelim.
12:46
Orada mektuptan oraya geçiş daha sonrasında da tabi ki akıllı telefonlar bizim altın çağımızın neresiydi biliyorsun değil mi?
Hayatın nerede başlıyordu?
Şimdi söyleyeceğim insanlara komik gelecek ama.
Gerçekten uygulamanın sesi bu şekildeydi.
Yani size garip geliyor ama oh diye bir ses vardı ve bu ses o dönemin meşhur iletişim aracı ay sükia’ya aitti.
13:10
Ay ay sque numaraları vardı, ezberlerdi konuları.
Aynen öyle.
Yani siz şu anda nasıl cep telefon numaralarınızı ezberliyorsanız veya işte TC kimlik numaralarınızı ezberliyorsanız bizim de aysük’i numaralarımız vardı dediğim gibi bir.
Platformdan arama yaparak aslında bu bahsettiğim uygulamanın meşru yeşil, çiçek gibi olan logosunu görüp onunla ilgili bilgileri alabilirsiniz bir.
13:34
De msnde vardı.
O ne büyük bir devrimdi istediğin an konuşabiliyorsun.
Okuldan gelip hemen bilgisayarı açardık.
Acaba kimler çevrim içi diye yani eve gelir gelmez MS n’ni açmak bir görev gibiydi.
Bir mesai başlangıcı gibiydi.
MSN benim favorimdi.
13:51
Bence bizim dönemin gençleri için yani sabit hatlı.
Telefonlardan gelen gençler için çok büyük bir teknolojiydi.
Bir de o döneminwhatsappı diyebiliriz bence ne dersin?
Kesinlikle diyebiliriz.
Yani titreşim gönderme özelliği vardı.
14:07
Yani düşünsene ya.
Düşününce çok komik ve kıro geliyor.
Yani titreşim gönderiyorsun uygulama üzerinden ve garip bir ses şeyi çıkıyor tabi ve karşıda işte konuştuğunuz kişi sizi stresli yani.
Uygulamanın.
14:23
Bildirimi facebook’ta falan da devam etti diyor hatırlıyorum, o çok şeydi.
Bizim dönem için titreşim önemli tipte.
Onun anlamı şu, ben buradayım, seni düşünüyorum ve bana yaz.
Demenin aslında teknolojik biraz da pasif agresif yoluydu.
14:38
Tabii biz bunu çok komik şeylerle yaşadık.
Benim çocukluk arkadaşım dostumla birlikte işletmeciliğini yaptığımız birlikte bir internet kafe vardı.
O internet kafede tabi ki işte belli bir saatten sonra sadece böyle işte sosyal medya ve bu bahsettiğimiz aysuquwa işte msn messenger üzerinden flörtleri ile konuşan.
15:01
Kişiler kalırdı.
Çünkü normalde işte atıyorum. 67 sekizle kafanan dükkanlar.
Ondan sonra işte bu kişilerek kalırdı ve o akşamın ve gecenin o saatlerinde dükkanın içerisinde sürekli bir de ah o sesi aysuque’dan gelen messenger’dan gelen o titreşim sesi inanılmaz insanların böyle nasıl söyleyeyim?
15:22
Anlık haberleşmeden aldığı zevki birebir yaşadığımız o dönem gerçekten bizim teknolojik altın çağımızda diyebiliriz.
Yani o zamanlar çok romantik geliyordu ama şimdi düşünüyorum da gerçekten çok komikmiş.
Hani birine hiç şaşıp göndermek sen de bana sürekli titreşim gönderirdin.
15:42
Ben de annem odadan çıksın da cevap yazayım diye beklerdim.
Bir de şimdi konuşurken aklıma ne dinliyorum, özelliği vardı hatırlıyor musun oraya izel çelikten şarkı sözleri falan yazardık.
Böyle güya laf sokacağız.
Şimdiki işte ınstagram hikayelerinde o paylaşılan özlü sözler gibiydi aslında oraya ne şarkı koyuyorsan kar.
16:02
Rafa, işte o şekilde gönderme yapmış.
Oluyor o senin hem müzik zevkini aslında karşı tarafa iletiyordu.
Yani pop mu dinliyorsun da arabesk mi dinliyorsun oraya yazdığın şarkı sözü alıntısı aslında senin bir yandan da ne müzik dinlediğini nelerden hoşlandığını, hangi sanatçıyı sevdiğini, bir nevi karşı tarafı iletiyordu.
16:22
Biz de birbirimizi aslında bunlarla mesaj gönderiyorduk.
Yani o trip atma dediğiniz şey şu an sizin emojilerle yaptığınız şeyi biz aslında o şarkı sözleriyle.
Yapıyorduk.
Evet, kıskananlar çatlasın falan yazıyorduk ya da işte öyle şarkılar paylaşıyorduk.
16:38
Doğru ben kıskananlar çatlasın diye yazmıştım diye hatırlıyorum.
Aslında böyle romantik bir cümle yazalım işte böyle karşı tarafa böyle işte aşkımızı, sevgimizi veya 10’a çıkart olan duygularımızı daha net ifade eden şeylerle bunu iletelim diye böyle saatlerce düşünüp işte hangi şarkıcının hangi şarkısı daha?
17:04
Uygun olur diye işte Ahmet kayalar, sezen aksular o dönemin meşhur ayna grubu vesaire bunların meşhur şarkılarından alıntılar yaparak işte oraya ifade ediyordu.
Şimdiki böyle yeni nesle işte böyle, ya ay sükü’da şu var da msn’de titreşim vardı desek aslında bize uzaylı gibi bakıyorlar ama sen de dediğin gibiwhatsapp’ta yapılan şey aslında çok farklı bir şey değil.
17:28
Tek fark teknoloji değişti arkadaşı.
Aynen öyle ve geldik.
Günümüze artık dm’den yürüyor.
Açalım desem dm ne?
Açalım dm direkt mesaj kutusu demek aslında evet, direkt mesaj bir de şu görüldü meselesi var, onu da geçen öğrendim.
17:47
Sağ olsun bir ergen kızımız var o anlattı.
Onun sayesinde biz de öğreniyoruz.
Bunları biri mesajına görüldü.
Atıp cevap vermeyince bu görüldü, yemek oluyormuş yani şu demek oluyor seni gördüm.
Evet mesajını da okudum ama seni sallamıyorum diyor.
18:06
Şaka gibi ama bu bir gerçek.
Yani bilinçli bir şekilde mesajı okuyor işte o mavi 2 tık gidiyor ama kesinlikle cevap vermiyor.
Ya aslında benim takıldığım noktada bu.
Yani şimdi düşünsene işte eskiden mektubu gönderiyorsun cevap alamıyorsun.
18:22
Yani mektup ulaşıyor.
Karşı taraftan cevap alamıyorsun ve bu sen sende oluşturduğu duygular korku o his onlarla aslında biraz önce bahsettiğin şeyi kıyaslayabiliriz.
Niye karşı taraf sana bir şey yazıyor ve sen onu okuyorsun teknolojide bunu seni okuduğunu gösteriyor ve cevap vermiyorsun.
18:42
Dolayısıyla hani burada bir emek yok, çaba yok, sadece telef.
Okuyorsun, yani her şey o kadar hızlı o kadar tüketilebilir ki aslında yeni nesil flörtleşme uygulamaları da böyle.
Yani biz çok fazla belki buna şey yapamadık, yetişemedik diyelim.
18:57
Çünkü erken yaşta evlendik ama yani flörtleşme uygulamalarında işte sağa kaydır, sola kaydır, sağa kaydır, sola kaydır, beğendim, beğenmedin veya eşleştin eşleşmedin.
Bu mektubu bekleme heyecanlı işte o babayı anneyi geçme heyecanlı hiçbiri yok.
19:13
Evet ama işte.
O zamanın şartlarında yani bizim yaşadığımız zaman onlar normalde şimdi de ister istemez teknolojiye ayak uyduruyorlar ve buna verimlilik diyorlar.
Yani şimdiki gençler zaten çok hızlı bilgiye ulaşabildiği için bir şeyler için beklemek onlara mantıklı gelmiyor.
19:32
Yani ben niye haftalarca mektup bekleyeyim ya da annemin işte babamın telefonu açma riskini alayım bakıyorlar profiline anlaşıyorlar, bir kahve içiyorlar, olursa olur olmazsa bir sonrakine yani bu.
Ve pratiklik benim de hoşuma gitmiyor desem yalan olur.
19:49
Heyecandan yoksun.
O konuda hemfikiriz çok daha çabuk tüketilmeye müsait ama kabul edelim daha az stresli peki.
Bu yeni flörtleşme diline ne diyorsun yani bizim tamam titreşimimiz vardı diyoruz.
Belki de şu an bizi diyen.
Bu arada o emoji kısmına geçmeden önce bir şey eklemek istiyorum.
20:09
Bir de unutmayalım.
Evet titreşimimiz vardı ama bizim bir de cevapsız çağrılarımız vardı.
Burada ondan bahsetmemek çok.
Haksızlık.
Olur, unuttuk olur.
Çünkü evet cep telefonları çıktı ama ben hatların cep telefonundan daha pahalıya satıldığı dönemleri hatırlıyorum.
20:26
Tabii canım.
Yani şimdiki gibi böyle yok 1.000 mesaj yok. 1.000 dakika filan o tür paketler yoktu ya kontür vardı faturalı hat zaten çocukları alınmazdı yani bizlere hemen hemen herkesinki kontörlüydü, kazı kazan gibi bir kart alırdık ve oradan konçürüklerdik.
20:44
Dolayısıyla telefonla görüşmek internet.
Olmadığı için henüz hatlarda çok pahalıydı ve dolayısıyla sürekli arayıp işte öyle odalara kapalım şimdiki gibi saatlerce konuşayım gibi bir şansımız yoktu.
Dolayısıyla biz de seni düşünüyorum demenin en güzel yolu cevapsız çağrı atmaktı ve ben senden bine yakın cevapsız çağrı geldiği günleri hatırlıyorum.
21:08
Ciddi mesai teşekkür ediyorum.
Hayatım atmışımdır.
Yani bir de şöyle bir şey, şimdi bilmiyorsunuz ya yani şu anki o bahsettiğimiz iştewhatsapp.
Bir veya diğer anında ulaşılan uygulamalar yok işte.
Neslihan’da bahsettiği gibi arama ve aranma çok pahalı ve öğrenciler için çok masraflı bir olay.
21:29
Ve telefonlarda internet olmadığı için hani mesajlar da kontrol?
Etmiş oluyor telefonlarda, yani batıya gelmiş bir sürü belki işte istanbul’da Ankara veya izmir’deki büyük şehirlerde ZGSM operatörleri o dönemde yatırımlarını yapmışlar ama.
21:46
Ben elazığda yaşıyorum, yani atıyorum.
Elazığ merkezde 35 noktada telefon cep telefonu sinyalleri çok iyiyken bir sokağa girdiğiniz zaman tamamen sinyal kaybolabiliyordu.
O dönem içinde tabii ki çok hızlı bir şekilde yaygınlaştı ama.
22:01
O yaygınlaşana kadar ki geçen sürede de o cevapsız çağrıların haddi hesabı yoktu.
Evet, o yüzden yani bahsetmeden geçmek bu konuyu kapatmak istemedim.
Bizim dönemin çok bizim dönem için yani cevapsız çağrı çok önemli bir şeydi.
Yani ne kadar çok cevapsız çağrı o kadar çok seni seviyorum düşünüyorum demektir.
22:21
Biraz önce de söyledi ki, aslında yeni bir flörtleşme dili var.
Yani bu flörtleşme dili de nasıl girdi hayatımıza?
Tabii ki işte o bahsettiğimiz uygulamalar ile hayatımıza giren emojilerle girdi.
O emojiler aslında bizim klavyemiz, daktilomuz.
22:37
Birbirimize yazdığımız mektuplardaki duygusal ifadelerimiz bir anda aslında emojilerden oluşan yeni bir alfabe yeni bir dil ortaya çıktı ve biz de buna yetişmekte açıkçası zorlanıyoruz.
Kaldı ki.
Çoğunu anlamıyoruz.
22:53
Evet, şimdi dediğin gibi emoji artık bir iletişim dili haline geldi diyebiliriz.
Binlerce çeşitli emoji var zaten.
Şimdi mesela birbirlerine hayalet emojisi atıyorlarmış.
Ne demek sence bir fikrin var mı hayatım?
Yani bu dönemde cadılar Bayramı.
23:12
Kutlanıyor ama tabii ki değilmiş.
Gosting demekmiş.
Yani aniden ortadan kaybolmak işte cevap vermemek gibi.
Bizim zamanımıza uyarlayacak olursak buna telefonları çıkmamak deniyordu.
Şimdi bosnamak olmuş bunun adı.
Iyiymiş o zaman şöyle yapalım, aslında bu böyle bizim böyle bir çabamız veya böyle bir vizyonumuz da yok.
23:32
Yani bizi dinleyen insanlar bizden bir şey öğrensin işte a hayatlarına çok önemli şeyler katalım diye böyle.
Çabamız yok ama hazır böyle.
Bizim yaş grubumuza da hitap ederken biz de öğrendiğimiz şeyleri sizinle paylaşalım.
Neslihanın biraz önce bahsettiği o hayale temizinin anlamı gibi aslında birkaç tane emojiyle ilgili bilmeniz gereken şeylerden bizim.
23:54
Öğrendiğimiz ilgimizi çeken, bizim yeni öğrendiğimiz.
Diyelim bunu paylaşalım.
Mesela bir şey var, hiç dikkat ettiniz mi oje süren bir el var.
Evet yani o oje süren elin manikürle hiçbir alakası yokmuş arkadaşlar.
Yani bu size ilginç gelebilir ama bu bir tavır emojisiymiş.
24:12
Yani bir tartışma sırasında veya bir açıklama sonunda bu emojiyi görürseniz anlamı şuymuş, ben söyleyeceğimi söyledim.
Gerisi beni ilgilendirmiyor.
Ben ojemi sürer rahatıma.
Bakarım burada değil bir de mesela affedersiniz, hayvan emojileri var tabi bunların içerisinde mesela keçi emolisi var.
24:32
Yani siz bazı reklamlarda veya türk literatüründe keçi ne olarak bilirsiniz?
Inatçılığıyla simgelenen bir hayvandır ama bu öyle bir şey değil.
Yani o meşhur keçi emojisi eğer bir genç veya bir iş arkadaşınızın fotoğrafının altına bu emoji koyulmuşsa sakın kızmayın aksine teşekkür edin.
24:52
Yani sizin paylaşımınızın altına bu emoji koyulmuşsa hani size inatçı demek istemiyor i ngilizcede gratis of the all time yani tüm zamanların en iyisi kelimelerinin baş harfleri guat GOA t’den oluşuyor ve keçinin ingilizce karşılığı da bu gençler bunu efsaneler için kullanıyormuş.
25:14
Yani bir futbolcular arasında nasıl işte Messi, ronaldo’yu veya bizim Fenerbahçe camiası için alex de Souza gibi öyle efsane.
Varsa ve bu emoji’yi de gençler bu tip işte böyle efsane isimler için saniye efsanesin anlamında kullanıyorlarmış.
25:32
O yüzden böyle 35 tane emojinin sizin hayatınızdan ne katacağını çok fazla bilmesek de en azından gördüğünüz zaman şaşırmayın diye bildiklerimizi size aktaralım.
Bir de ters güven vardı değil mi?
Nessen ne yapalım?
O da işte hani biz onu hep şey zannediyorum.
25:48
Peki anladım gibi kibar bir gülümseme zannediyorduk ama o meğer pasif agresif bir şekilde hiç komik değil demekmiş de limon benim ilgimi çekmişti.
Limon da mesela aldatıldığı anlamına geliyormuş.
Yani bir kişi limon emojisi paylaşıyorsa.
26:04
Işte bu hayatındaki kişinin 10’a çıkart karşı yalan söylediğini ya da aldatılabiliyor olduğunu düşündüğünü anlatıyormuş.
Bu da mesela çok ilgimi çekmişti.
Biz hiç birbirimize limon gönderdik.
Göndermedik ama limonu da çok severim.
Böyle anılsın istemem yani.
26:21
Ama limon yani bizim için biliyorsun önemlidir.
Hayatımızda severiz.
O yüzden böyle anılmasın hiç istemem gerçekten yani işin garibi dil bu kadar değişmiş ya tabi bu herkes kullanıyor değil.
Bu artık daha işte bizim çocuklarımızda gördüğümüz daha genç nesilde karşımıza çıkıyor.
26:38
Yani bizim o ne din yorumu yazdığımız şarkılardan birbirimize gönderdiğimiz titreşimlerden işte bıraktığımız cevapsız çağrılardan şimdi.
Emojilere evrilmiş iletişim yani bütün bizim uğraştığımız saatler verdiğimiz.
26:55
Eee yazdığımız o mektuplar, mesajlar, şiirler.
Şimdi bir ters gülen suratla veriliyor.
E demek ki her dönemin kendi şifresi var.
Evet bize garip bir uzak geliyor ama devir artık böyle kabul etmek gerekiyor.
Bu pratikliği her ne kadar sevsem de yani tabi bu iletişimim ve ilişkilerin bu kadar çabuk tüketiliyor olması beni de üzmüyor desem yalan olur.
27:18
Ben hâlâ limonda kaldım, efendim, bir bölümün daha sonuna geldik.
Bizi dinlediğiniz ve bize kulak verdiğiniz için gerçekten çok teşekkür ediyoruz.
Ilk bölümümüzün ardından aslında bir sürü ara vermek zorunda kaldık.
Bu mecburi bir araydı.
Sebebini sona sakladım ilk bölümümüzde aslında bahsettiğimiz.
27:38
Anneannemiz neslihanın eee görüntülü aramayla ilgili anlattığı anısında benim anneannemle ilgili anıyı anlattı ve biz ilk bölümümüzü yayınladıktan bir gün sonra ben anneannemi kaybettim.
Bir süredir hastaydı ve o ölüm sonrasında bunu yaşamak hem bizi çok üzdü.
27:56
Hem böyle denk gelmesi biraz böyle bazı şeylere hurafelere inanır.
Ya insanlar biz de bu şekilde böyle bir sarsıldık açıkçası.
O yüzden aslında ara biraz uzun sürdü hem kendimizi toparlayalım hem de.
Temizin anısına saygısızlık olmasın diye ikinci.
28:12
Bölüm ne yazsın inşallah mı değer beyazımız kendisi.
Allah onunla mekanını cennetesin, tüm ölmüşlerimizin ve sizlerinde tüm ölmüşlerinin mekanı cennet olsun ilk bölümümüzde ne konuşmuştuk?
Ailewhatsapp grubumuzdaki karakterleri ve ailewhatsapp gruplarını konuşmuştuk ve sizlere de sormuştuk, aslında bu ailewhatsapp grubumuzdaki en komik karakter kim?
28:36
Var mı böyle bir karakter diye Spotify ve şeyde maalesef yorumları okuyamadık.
Bahsettiğim gibi cenazemiz olduğundan dolayı.
O yüzden hani ilk bölümde söz verdiğimiz o yorumlarımızı ikinci bölümde aktaracağız.
Kısmını rus seferlik bağışlayalım bizi.
28:53
Çünkü dediğim gibi çok fazla ilgilenemedik.
O yüzden şimdiden bu konuyla da ilgili özür dilerim.
Evet, haftaya yine hepimizin kanayan bir yarasına ama bu defa gül’e oynaya parmak basacağız.
Ben şahsen çok heyecanlı bekliyorum.
29:09
Çünkü beni bu hayatta hem en çok gıcık eden hem de en çok güldüren bir konuya değineceğiz.
Canlarımız, annelerimizi, babalarımızın teknolojiyle olan o bitmek bilmeyen imtihanını o meşhur oğlum kızım şunu bir göster isyanlarını masaya yatıracağız.
29:28
Kaçırmayın bence çok güleceğiz.
Çok eğleneceğiz diye.
Düşünüyorum, kesinlikle bir de tabii ki bu bölümle ilgili de sizden tekrar bir şey rica ediyoruz.
Özellikle ınstagram sayfamıza Facebook sayfamıza veya youtube’da yayınladığımız videomuzun altına sizde bu bölümün altına en unutamadığınız absürt ilk merhabanız ilk mektubunuz veya ilk flörtleşme anınız.
29:52
Bunlardan herhangi birisiyle ilgili anınızı bizimle paylaşın.
Mesela ev telefonunu babanın açması mı yoksa yanlışlıkla attığınız bir.
Singer, msn titreşim mi bir cevapsız çağrı mı?
Bununla ilgili anılarınızı bekliyoruz.
Evet, belki bizim unuttuğumuz ama sizlerin aklına gelen başka anılarımız olabilir.
30:12
Onları da burada okumaktan ve paylaşmaktan keyif duyacağız.
En ilginç anıları da haftaya burada paylaşacağız inşallah.
Haftaya kadar kendinize ve görüldü atmayan arkadaşlarınıza iyi bakın.
Hoşça kalın.
Hoşça kalın.
“Bu bölümde dijital flört ve eski aşkları kıyasladık.”