Kuşak Çatışması ve Teknoloji Sorunları (Bölüm Deşifresi)
*Bu bölümde ebeveynlerimizle yaşadığımız o tatlı ama zorlu kuşak çatışması anlarını ve teknoloji sınavlarını konuştuk ve yaşadığımız bu durumlar, sosyolojik açıdan bir Kuşak Çatışması örneğidir.”
0:07
Hayır, babacığım o kırmızı tuş değil.
Evet, evet.
Vayfinin yanındaki hayır, o uçak modu uçak modu değil.
Babacığım telefonu kapatıp açtın mı?
Tamam en iyisi baştan alalım.
Şimdi ekranda ne görüyorsun merhaba dünya mı yazıyor baba o ekran koruyucu.
0:31
Merhaba ben neslihan’dan telli mikrofonun üçüncü bölümüne hepiniz hoş geldiniz.
Merhabalar ben de Ceyhun ve az önce neslihanın babamla yaptığı o destansı uzaktan teknik destek görüşmesinin ardından biraz kendime gelmeye çalışıyorum.
0:47
Tam da bugünkü konumuza ne kadar uygun bir başlangıç oldu ama önce geçen bölümün altına sorduğumuz soruya gelen harika cevaplardan bahsedelim lütfen.
Evet, en unutulmaz ilk tanışma anınız.
Analog mu dijital mi?
Diye sorduk ama.
O kadar güzel hikayeler geldi ki kendi özel hesaplarımızdan da geldi.
1:06
Bir dinleyicimiz yazmış.
Eşimle doksanlarda bir kasetçi de altmışlık kaset doldurmaya gittiğimde tanıştık demiş bu cümle belki bazılarınıza garip gelebilir ama doksanlı yıllarda bizler öyle cydiler, vesaireler olmadan dijital müzik platformları olmadan önce mahallemizdeki kasetçiye giderdik.
1:25
Evdiğimiz şarkıları söylerdik ve onlar art ardına sıralanırdı.
Bize özel bir kaset hazırlanırdı işte sevgili din.
Bizde bundan bahsetmiş tüm parçaları seçmiş ama bir şarkılık boş yeri kalmıştı.
Kasetçi ısrarla hızlı bir şekilde orayı dolduracak şarkıyı seçmesini istiyormuş ve kararsız bir şekilde düşünürken arkasından bir ses duymuş sezenden haydi gel benimle şarkısını seçmesini istemiş, ikisi de gülümsemişler ve o şarkıyı eklemiş.
1:55
O günden beri de ikisi birlikteymiş, evlenmişler.
Efendim, ne kadar romantik değil mi ya bir de bu radyo olayı vardı.
Biz geçen bölüm buna girmeyi unutmuşuz ama kaset boş olarak bekletirdik.
Radyonun içinde böyle sevdiğimiz bir şarkı çıkınca hemen rekor tuşuna basardık ve kaydederdik.
2:14
Çünkü dijital dinleme platformları olmadığı için sevdiğimiz şarkıyı tekrar açıp dinleme şansımız yoktu.
Tek şansımız o kasete kaydetmekti.
Evet, bu şekilde çok fazla dijital.
Tanışma hikayesi de geldi.
Bir dinleyicimiz de online oyunda tanışıp evlenmiş.
2:30
Bu da bana çok ilginç gelmişti.
Yani geçen bölümde vardığımız sonuca çıkıyor her şey araçlar değişiyor ama o ilk kıvılcım hissi hep aynı yorumlarınız ve bu güzel anılarınızı, özel anılarınızı bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ediyoruz.
2:46
Ve bu anılardan geldik.
Günümüzün en büyük ailevi meselesi olan çocukların ebeveynlerinin gönüllü 7 24 çalışan maaşsız ama sigortasız teknik destek elemanı olması meselesi.
Bugünkü başlığımız hepimizin aşina olduğu.
3:02
O yardımcılığı oğlum kızım şunu ne olur bir göster.
Evet, yalan yok.
Hepimiz yeri geliyor, sinirleniyoruz ama biraz da hep bence kendi penceremizden bakıyoruz.
Onlar için de ne kadar durumun zor olduğunun farkında değiliz.
3:17
Biraz da onların penceresinden bakmak istiyorum.
Ben biz iyi kötü.
Bu teknolojinin içine doğduk.
Yani bizim aklımızın başına geldiği dönemde zaten artık teknolojik gelişmeler başlamıştı ve hala yeni bir düzene adapte olabilecek yaştaydık.
3:33
Ama onlar çalışan bir düzenin üzerine sonradan gelen.
Üstüne üstlük, sürekli güncellenen ve değişen bir dünyaya adapte olmaya çalışıyorlar.
Mesela annemin en büyük korkularından biri modemin tozunu alırken yanlış bir yerine basacağım ve bozulacak ve bir daha geri düzelmeyecek.
3:51
Korkusu düşünsene Ceyhun sadece bir düğmeye basmakla bütün internet ağını çökertmekten korkuyorlar.
Yani o bozma korkusu çok gerçek benim babam da mesela kumandada yanlış bir tuşa basınca televizyonun artık eskisi gibi olmayacağını felan sanıyor herhâlde.
4:07
Çünkü yani herhangi bir eee daha önce deneyimlemediği bir tuşa bastığı anda gözleri fal taşı gibi açılıyor ve ekranda o kumanda bastığı tuşun vereceği tepkiyi.
Meraklı kumandaya basabilirse hayatı unutma.
Çünkü pili bitince kuman da bozuldu.
4:23
Oğlum gel bir bak diye seni çağırıyor.
E tabii sadece o da değil yani annem mesela internetten alışveriş yaparken sadece annem değil yani o yaş grubun hepsi çok tedirgin oluyor işte sürekli bir dolandırılır mıyım ya?
Bilgilerim çalınırsa diye panik halindeler internet onlar için aynı zamanda.
4:42
Çünkü çok tekinsiz bir yer bizim için artık gündelik hayatın bir parçası online alışverişler ama onlar için çok büyük bir olay.
Sonuçta şunu unutmamalıyız, yani bu bahsettiğimiz bizim anne babamızın yaş grubu eskiden.
Bankalarda kartonla para çeken insanlardı, yani giderdiniz, kimliğinizi uzatırdınız.
5:01
Para çekerdiniz ve kartona şöyle yazılırdı, ayşe hanım bu kadar para çekti.
Ceyhun bey bu kadar para çekti ve tekrar o kartonun altına yatırdığınız çektiğiniz işleneyen bu kadar analog bir dönemden bu kadar dijital bir döneme geçmek dolayısıyla onlar için çok zor.
5:19
Bir de tabii bu dolandırılma korkusu yüzünden de yapamadıkları çok şey var ya haberlerde de zaten her gün çıkan dolandırıcılık haber.
Görünce pek de haksız sayılmazlar.
Haklısın, o güven meselesi çok kritik.
Mesela bizim için bu çok genç arkadaşımın bildiği gibiweb adreslerinin başında yazan HTTPS kelimesi.
5:39
Aslında bu adresin güvenli olduğunu bilmek için otomatik bir refleks bizler için onlar içinse her buton her link potansiyel bir tehdit mesela babam geçen gün facebook’ta bir akrabamızın yolladığı bir linke tıklamış ve hesabımı doğrula diyormuş ve bunu tıklayıp şif.
5:57
Dedi, ben de girdim dedi.
Allah.
Van beynime sıçradı.
Neyse ki son anda dolandırılmaktan kurtardık ama o hala o korkuyla yaşamaya ve bizi de bu korkuyla yaşatmaya devam.
Ediyor yani.
Evet, bir de şu var, şimdi bizim için sezgisel olan bir şey.
6:13
Onlar için ezberlenmesi gereken bir sürü adımdan oluşuyor.
Yani sürekli diyorum ki işte anne bak buradan giriyorsun, sonra buraya basıyorsun, tam o kısmı öğreniyor.
Hop 2 hafta sonra bir güncelleme geliyor ve otuş yere değişiyor.
E kadın napsın öğrendiği bir şablon var.
6:31
Dolayısıyla ezberi bozuluyor.
Biz arayüze adapte oluyoruz.
Onlarsa spesifik adımları ezberlemeye çalışıyor.
Bence aramızdaki bütün fark.
Bu ve tabii ki o meşhur şifre meselesi bizimkilerin bütün şifrelerini yazdığı meşhur bir defterleri var ama artık o defterde yazılan şifrelerin hiçbiri de doğru değil.
6:51
Çünkü her unuttuklarında yeni bir tane daha yazıyorlar.
Dolayısıyla o defterde yazılan şifrelerin büyük çoğunluğu yanlış geçen gün ede.
Şifresi için tam yarım saat uğraştık.
Babamın meşhur aradığı zaman oğlum a büyük müydü, küçük müydü?
Ondan nokta var mıydı?
7:07
Bir de doğum tarihimi yazmış mıydım?
Işte deftere baktım defterde torunum adı 123 yazıyor ama hangi torunumdu?
O defterler her evde var sanırım onlar için şifre bir güvenlik önlemi değil, bence sürekli aşılması gereken bir engel.
7:24
Zaten bu büyük harfli küçük harfle için noktalı şifreleri, onların deftere doğru geçirmesi de bence pek mümkün değil.
Çünkü aşina oldukları şifreler değil, daha 4 taneli kredi kartı şifrelerine bile alışamadılar.
Biliyorsun artık benim annemi alabileceğim.
7:40
Hani bir şifre kalmadı, neredeyse bütün sülalenin doğum günlerini kullandık diyebilirim.
Eee, sürekli ben kendi telefondaki not defterimi artık kaydediyorum.
Güvenlikmiş işte tehlikeliymiş filan o aşamayı geçtik artık.
Çünkü gerçekten şifre değiştirmek bir mesai haline geldi.
7:58
Bizler için bu şifre olayı bence uzadıkça ve bu harfler işte büyük küçük harfler noktalayım şartları arttıkça da onların öğrenmesi zor olacak diye düşünüyorum.
Son olayımızı hatırlıyorsun değil mi?
Hani şu arabayla giderken yaşadığımız.
8:14
Ha evet şu.
Bombaydı onu ya sana söyleyeyim onu burada anlatırsam ve dinlerlerse çok fena laf yersin haberin olsun.
Aman atın ölüm arpadan olsun aşkım.
Şimdi olayımız şu arkadaşlar elazığdayız.
8:30
Çocukları ilk defa gördükleri elazığın şu meşhur haritalarına bakabilirsiniz, sivrice gönlüne götürüyorum.
Diğer bir adı Hazar gölü oraya gittik, güzel gezdik, dolaştık mis gibi hava oradan dönüyoruz.
Yol sakin, hava güzel çocuklar arkada oturuyor, müziğimizi aşmışız, sohbet ediyoruz falan derken telefonum çalmaya başladı.
8:51
Arayan annem gayet sakin bir ses tonuyla aştım tabi aracı içinde olduğumuz için araç sistemine bağ.
Telefon ve aracın hoparlörlerinden konuşuyoruz.
Dolayısıyla arabadaki herkeste bütün bu konuştuklarımıza şahit oluyor.
Annemin sesi öyle bir panik ki ve öyle bir telaşlı ki ilk soru şu, oğlum neredesiniz?
9:10
Arabadayız anne diye cevap verdim.
Sıkı durun ikinci cümle ye diyor.
Bir hemen kenara çek.
Ay yüreğimize inmişti ya.
O an arabalı hepimizi nefes kesildi.
Yani nasıl bir kötü haber alacağız?
Daha yeni anneannemi kaybetmişiz ondan sonra.
9:29
Böyle sessizliği annemin bozmasını bekliyoruz çünkü devamı gelecek cümle hepimizi tedirgin etti.
Ben de yavaş yavaş böyle frene basıp sağa doğru yanaşmaya başladım.
Çünkü alacağım haber paniğe falan sebebiyet olur.
O anda yanlış bir şey yaparım telaşıyla.
9:48
Sağa doğru yanaştım.
Annemin cümlesinin bitirmesini bekliyorum, baktım gelmiyor.
Ben sorayım dedim.
Anne, ne oldu böyle cesaret buldum artık en sonunda işte o soruya karşılık aldım.
Cevap aynen şuydu, baban halaların televizyonda kumandada yanlış bir şeye bastı galiba ve şu an hiçbir kanal göstermiyor.
10:10
Babam bunu nasıl düzeltebilir bir tarif etti.
Şimdi düşünebiliyor musunuz?
Yani yoldasınız, çocuklarınız arkada ve çok yakın bir zamanda kötü bir olay yaşamışsınız.
Ve arabadasınız ve bu ses tonuyla size karşınızda bir kenara çek diye bir ses duyuyorsunuz.
10:29
Çok açık söylüyorum, o an bu diyaloğu hayatımdaki herhangi başka biriyle yaşasam muhtemelen ya son diyaloğumuz olurdu ya da o diyaloğun devamında benden telefon kapanıncaya kadar sadece argo şeyler duyarlardı ama tabi annem babalar olunca konu ya sabır değil deyip.
10:50
Dörtlüleri yakıp biraz nefesleniyorsunuz, camı açıyorsunuz ve yolunuza devam ediyorsunuz.
Gelelim balığa yolun diğer yüzüne.
Bizim yani gönüllü teklif servisin isyanına en klasik soru telefonda yer kalmadı.
Ne yapacağım?
Sonra bir açıyorsun.
11:05
Galeri’yi 14.000 tanewhatsapp’tan gelmiş hayırlı sabahlar mesajları çiçekler, böcekler oynayan bebek videoları zincirleme dua mesajları.
Ve o fotoğrafları silmeye çalıştığında çıkan arbede sanki devlet sırlarını siliyormuşsun gibi hayır, o kalsın onu hiç de ayşe teyzen yolladı, ayıp olur işte o pikselli gül.
11:28
Manevi değeri var.
Telefon hafızasından kişi daha kıymetli olabiliyor.
Bazen o an o fotoğrafı silmek sanki böyle işte o fotoğrafın sahibin geldiği kişinin kalbini kırmakla eşdeğermiş gibi onlar için bir dewifi.
Bağlanma problemi var.
11:44
O bence modern zamanların en büyük aile travması.
Oğlum şu modeme bir türlü bağlanamadım diye bir telefon alıyorsun.
Artık telefonda pes ediyorsun.
Gidiyorsun ve yapacağın tek hamle o meşhurwifi tuşuna basıp vifi listesini açtığında evinwifi a’nın seçip 10’a çıkart okey demek.
12:04
Yani yapılan tek şey bu.
Sonra duyduğum bir klasik cümle var.
Bu kadar kolay mıydı?
Yani kolaydı, yani tabii ki kolaydı ama sen eğer telefonda benim ısrarla doğruwifi anı seçiyor musun?
Soruma kendinden emin bir şekilde evet demeseydin bunu çok uzun zaman önce çözmüştük.
12:25
Kablosuz aralar bence aile içi huzuru bozmak için tasarlamış.
Gizli bir silah kesinlikle.
Katılıyorum ve sosyal medya görgü kuralları var.
Bir de hiç unutmuyorum.
Bankada çalıştığım dönemlerde bir de o zaman tek işte bu şekilde iletişim kurduğumuz sosyal medya Facebook.
12:42
Yani orada müdürlerimizde olurdu işte bizden daha üst ııı rütbede olan çalışanlar ve herkes Facebook üzerinden birbirini takip eder ve yazışırdı.
Hani dönemin link elini gibiydi.
Aynı zamanda da ben de böyle işimle ilgili paylaştığım işte bir ciddi bir gönderinin altına.
12:59
Annem kuşlu böcekli canım kızım benim maşallah benim kuzuma nazar değmesin gibi bir yorum yapmıştı.
Yani tabii çok tatlı ama orada tabii müdürlerini filan bölge müdürünün gördüğünü düşünürsen yerin dibine girmiş gibi hissetmiştim kendimi.
13:15
Onu gerçekten hiç unutamıyorum.
Bizde de.
Babam babamın her fotoğrafın altına benim fotoğrafımın altına gerçi bunu kardeşimin fotoğrafın altına da yapıyor.
Benim oğlum yazıyor yani yoruma benim oğlum hani bunu ben yaptım.
Bu tamamen benim ömrüm der gibi artık arkadaşlar dalga geçiyordu.
13:35
Abi baban 40 yıl sonra hala seni kendi oğlu olduğunu hatırlamasının altında nasıl bir travma yapıyor falan?
Diyor bana onlar.
Için orası hala aile albümü gibi bir şey.
Yani herkesin gördüğü halka açık bir platform olduğunu.
Olarak kavrayamıyorlar.
Evet, bir de tabii ki o meşhur soru var, bu Facebook biz de dinliyor mu çocuğum?
13:54
Bir de bunu sana da değil, Ceyhun bana soruyorlar, yani ben eşit ağırlıkçıyım biliyorsun işin kalbinde çalışan ve teknolojinin sülaledeki referans noktası sensin.
Ama soru bana geliyor, o bence biraz benim naif karakterimden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.
14:09
Neymiş efendim?
Dün seninle terlik hakkında konuşmuştuk annecim bugün her yerde terlik reklamı var e şimdi gel de daha şifresini deftere yazamayan insanlara algoritmayı, çerezleri hedeflenmiş reklamları anlatmaya çalış.
Bence kuantum fiziğini anlatmak daha zor diye düşünüyorum.
14:29
En son evet, anne dinliyorlar, önemli bir şey.
Konuşacağınız zaman telefonları başka odaya koyun deyip konuyu kapattım ve gerçekten bu dediğimi uyuyorlar.
Tabi bu tatlı ama yorucu döngüyü nasıl kırabiliriz bunu da düşünmek gerekiyor.
14:44
Bence 2 taraf için de pratik çözümler var.
Bizim için yani çocuklar için tap 3 sabır kuralı listem var merakla.
Bekliyorum, evet çünkü.
Biliyorsun ki, ben her zaman tatlı dilden yanayım.
Kırmadan, incitmeden, tatlı, tatlı, güzel, güzel anlatmak bence en güzeli bu.
15:02
Birincisi analoji kuralı, soyut kavramları, onların bildiği somut şeylerle anlatmak.
Mesela işte senin dediğin gibi galeriye, fotoğraf, albümün iştewhatsapp’tan gelenlere de bedava broşürler demek ya bence bu biraz işe yarıyor hani?
15:18
Çocuklara da yapıyoruz ya 8 yaşına kadar soyut şeyleri somutlaştırarak anlatıyoruz işte.
Somutlaştıramadığınız şeyleri anlatmayın diyorlar.
Bir yerde bence anne babalarımıza da bu şekilde yaparsak biraz daha kolay işler yürür gibime geliyor.
Peki o.
15:34
Zaman ikincisi de benden gelsin.
Tabi ekran görüntüsünü alıyorsunuz ve bunu yuvarlak içine alıyor.
Yöntemi kesinlikle.
Telefonda.
Bir şeyi anlatmak yerine o anda anne bak ekrank görüntüsünü yolluyorum ve kırmızıyla çizdiğim yere basacaksın demek tam bir hayat kurtarıcı buton haline geliyor.
15:54
Sizin için bunu denemek de fayda var arkadaşlar.
Üçüncüsü.
De bence tek seferde tek görev yani hem fotoğraf yollayıp hem de görüntülü konuşmayı.
Aynı anda öğretmeye çalışmamak gerekiyor.
O gün sadece tek bir konuya odaklanacaksınız.
16:11
Mesaj göndermekse mesaj göndermek, fotoğrafsa fotoğraf aynı anda işte o göndere bastığında işte hem konum buradan yollayabilirsin.
Hem rehberden ya böyle fazladan bilgilere kesinlikle aynı gün içerisinde girmemek gerekiyor.
Sindire, sindire, tatlı, tatlı gitmek gerekiyor.
16:29
Efendim.
Ebeveynler için de top 3 cesaret kuralı listemiz olması gerekiyor.
Mesela birincisi kurcalamaktan korkma kuralı, yani yanlış bir tuşa basınca hiçbir şey patlamıyor.
En fazla bir önceki menüye dönüyorsunuz.
Ikincisi de yazmaktan çekinme kuralı, yani gösterdiğiniz bir şeyi önce yeşil tuş, sonra benim resmim sonra gönder gibi böyle basit adımlarla bir kağıda yazmak, bir sonraki sefer için özgürlük ilandır.
16:57
Tabi burada dikkat etmek lazım.
Ebeveynlerimizi çok da özgürleştirmek, iyi bir şey değildir.
Geçenlerde annemle yaşadığımız muhteşem bir anımızı burada paylaşmak istiyorum.
Bir akşam vakti kendisi beni aradı.
Annecim emlak vergimizin vakti gelmiş rica etsem dedi.
17:13
Yatırabilir misin?
Tabii annecim ilk müsait zamanında yatıracağım.
Şu anda bir işim var dedim tamam zaten daha dedi. 34 günü var acelesi yok.
Ne zaman istersen dedin telefonu güzellikle kapattık bunu dedi.
Mi gerçek tabii.
Tabii dedi.
Anneciğimin hakkını yeme lütfen neyse sonra bir boşluk oluştu.
17:32
Ben de dedim ki ya oturayım unutmadan hemen yatırayım vergiyi girdim, bir yatırdım emlak vergisini ödedim.
Ertesi gün neyse işte böyle öğlene doğru telefonum çaldı.
Annem sesinde böyle tatlı bir heyecan var.
Annecim noldu dedim annenle dedi gurur duyacaksın dedi.
17:51
Annecim ben senle hep gurur duyuyorum ama dedim.
Hani bugünkü gurur duyma nedenim nedir?
Dedim ilk defa merak.
Ettiğim ilk.
Defa dedi sana sormadan senden yardım almadan dedi.
Kendi işimi kendim hallettim.
Gerçi konu pek hoş değildi dedi.
18:06
Anneciğin gece dolandırılıyordu dedi.
Eyvah eyvah Allah Allah anne hayır olsun dedim.
Ne dolandırıcılığı nasıl yani dedim.
Hani sen erken yatarsın ya sorma dedi.
Biri kartımdan kredi kartımdan dedi.
Benim bilgim olmadan dedi. 1.700 küsür liralık bir harcama yapmış dedi.
18:24
Şimdi bir kaldım diyorum ki bu rakam bana bir yerden tanıdık geliyor ama o an ben de idrak edemedim.
Çünkü annem o kadar dolandırıldığından emin ki e anne aradım.
Çağrı merkezini kızımı rahatsız etmeyeyim.
Bir işimi de kendim halledeyim dedim.
18:39
Bütün kartlarımı İptal ettirdim ondan sonra ve işte yeni kart gelecek şubeye gelecek oradan alacağım.
Tabii işte internet şifresini de değiştirmek gerekiyormuş.
Ne olduğu şimdi böyle film şeridi gibi gözümün önünden geçti.
Tam rakamı söyler misin?
18:56
Dedim.
Küsüratıyla söyledi anne dün sen benden ne istedin dedim.
Ne istedim dedi.
Emlak vergisini ödememi istedin.
O bırakan ben ödedim dedim.
Yani aradığında kişi yani konuştuğun kişi dedim sana söylemedi mi muhtemelen tabii görüştüğü çağrı merkezi görevlisi 10’a çıkart söylemiştir ama annem orada o kadar hedefi odaklı ki dolandırıldığından o kadar emin ki.
19:19
O yüzden muhtemelen emlak vergisi neyse sonra çok üzülmüştü.
En çok da şuna üzülmüştü ilk defa bir işi kendim hallettim diye sevindim.
Onu da yanlış yapmışım diye üzülmüştüm.
O yüzden bence özgürleşme konusunda hani yine de bir nevi kısıtlamalar koymakta fayda var diye düşünüyorum valla benim.
19:37
De şimdi sen anlatınca aklıma geldi.
Rahmetli anneannemin son dönemlerinde tabii temas kaynaklı unutkanlık olayları başlamıştı.
Biz de tabii ki işte 10’a çıkart yardımcı olmaya çalışıyoruz ama.
Günün her saati yanında olamadığımız için de o dönem kendi evinde yaşamaya devam ediyordu.
19:55
Çok ağırlaşmamıştır durumu.
Ben de bazı şeyleri aslında hem onun hatırlamasına yardımcı olmak hem de açıkçası gün içerisinde o telefon trafiğini biraz daha azaltmak için aramızdaki işte şu neydi bu neydi?
20:11
Sorularını engellemek için bu yazmaktan çekinme kuralını uyguladım ve işte kumanda ilgili basması gereken şeyi atıyorum.
Cüzdanını koyduğu yeri.
Veya işte.
Aylık maaşının ne kadar olduğu gibi böyle onun sürekli hatırlaması gereken şeylerle ilgili işte böyle pozitiflere yazarak evin onunla ilgili alanlarına yazıp bıraktım.
20:37
Tabi ki kumandayla ilgili ve televizyonla ilgili kısmı da hemen televizyonun yanına yapıştırarak bırakmıştım.
Biz şunu düşünemiyoruz, hani evet yazmaktan çekinme kuralını dedik kendimiz ama.
O yazdığımız şeyin nerede olduğunu da unutabiliyorlar.
20:55
Ailenin dolayısıyla.
Anneannem Allah rahmet eylesin yani televizyonun yanına koyduğum o yazıyla işte kumandada şuna bas, televizyonda şuraya gel kısmını unutmuş.
Ve o gün de beni rahatsız etmek istemediği için apartmandaki benim de arkadaşım olan görevli arkadaşı çağırmış.
21:17
Böyle böyle bir sorun yaşıyorum.
Bir bana yardımcı ol.
O da çıkmış tabii ki teyze demiş gelmiş evin içine girmiş tam televizyonun yanına gelince benim yazdığım notu görmüş yüksel teyze böyle böyle bak burada yazıyor.
Ceyhun bey yazmış, buraya koymuş demiş.
21:33
O da iyi de ben onun orada olduğunu bilmiyordum ki onun yani nereye koyduğunu unuttum demiş.
Yazık.
Bayağı da bir aramış o notu hiç televizyonun yanına bakmak aklına gelmemiş yani?
Dolayısıyla yazmaktan çekinme kuralıyla ilgili yaşadığımız anlardan bir tanesi de buydu.
21:51
Şimdi gelelim üçüncü kuralımıza yapay zekaya sormayı öğren kuralı biliyorsunuz artık devir yapay zeka devri.
Bizler nasıl kendimizle ilgili işlerde yapay zekayı kendimizin yardımcısı yapıyorsak bunu ebeveynlerimiz için de yapmamız gerekiyor diye düşünüyoruz ve yapay zekaya basit anlaşılabilir.
22:12
Sesli olarak sorma denemeleri yaptırıyoruz.
Yani ebeveynlerimizin yanındayken, telefonlarından, tabletlerinden artık ne cihaz kullanıyorlarsa bunu sesli olarak yapay zeka nasıl sorabileceklerini onlara öğretiyoruz.
22:28
Mesela telefonda nasıl?
Eğer açılır hafızam dolduğunda ne yapmalıyım?
Gibi soruları sesli olarak sorup yapay zekadan sesli olarak nasıl cevaplanacaklarını öğretiyoruz.
Malum son dönemlerdeki bir yemek yarışmasında bile biliyorsunuz bu kullanılmaya başladı.
22:47
Biz de bunu aslında hayatımızı entegre bu şekilde edebiliriz.
Bu onlara inanılmaz bir güç ve bağımsızlık hissi verecektir.
Kesinlikle eminim evet.
Sonuçta bu anlar ne kadar sinir bozucu olsa da yeri.
Çok sinirlensek de aslında aile içinde yeni bir iletişim ve yardımlaşma dilini oluşturuyor.
23:07
O şunu bir göster anları aslında bir nevi seninle vakit geçirmek istiyorum demenin teknolojik hali belki de evet.
Dolu dolu bir bölümün daha sonuna geldik.
Sevgili dostlar umarız bu bölümde de hem ebeveynler hem de onların teknik destek kahramanları, çocukları yalnız olmadıklarını hissetmişlerdir.
23:27
Bize kulak.
Verdiğiniz için çok teşekkür ediyoruz.
Haftaya yine çok ilginç bir konuya da alacağız.
Facebook arkeolojisi, 10 yıl önceki paylaşımlarımız bizi utandırır mı?
Diyerekten o ergen zamanlarımıza acımasız bir yolculuk yapacağız.
23:44
Bu bölümle.
Ilgili sizden bir şey istiyoruz.
Tabii ki aslında instagram sayfamız dantelli mikrofonda bu bölümün gönderisinin altına yorum olarak ebeveynlerinizden bugüne kadar duyduğunuz en garip ve en komik teknoloji sorusu neydi gelen.
24:01
Cevapları okumak için sabırsızlanıyoruz.
Bizi dinlediğiniz için tekrar çok teşekkür ederiz.
Haftaya aynı frekansla buluşmak üzere hoşça kalın hoşçakalın