Bu bölümde, son dönemin en popüler akımı olan manifestlemek kavramını, eski usul batıl inançları ve nar kırma gibi ritüellerin psikolojik etkilerini konuştuk.
3, 2, 1… Girdik Ceyhun, girdik! Hoş geldin 2026. Tamam hayatım, sakin ol. Teknik olarak sadece dünyanın güneş etrafındaki turunu tamamlamasına seviniyoruz. Takvimdeki rakamın son hanesi değişti diye Neslihan gerçeğim hâlâ aynı, dolar aynı, enflasyon aynı… Of neyse. Ya sen ne kadar ruhsuz bir adamsın, insan bir sarılır, bir öper.
Daha nar kıracaktık! Onları kapıda kırdırmam hayatım, geçen sene kırdın o lekeleri 6 ay çıkaramadık. Apartmanın girişi cinayet mahalli gibiydi Neslihan Hanım.
Umutların tazelendiği, diyetlerin pazartesiye, hayallerin piyangoya endekslendiği o büyülü günden, yılbaşı özel bölümünden hepinize merhabalar. Ben yeni yıla nar kırarak girmeye çalışan Neslihan. Ben de o narı temizlemeyi reddeden realizmin kalesi Ceyhun. Dantelli Mikrofon’un bu sürpriz bölümünde yeni yıla girerken neleri geride bıraktığımızı, neleri dilediğimizi ve tabii ki o garip ritüelleri konuşacağız.
Yeni Yıl ve Reset Atma İsteği
Ceyhun, farkında mısın her sene aynı şeyi yaşıyoruz. 31 Aralık gecesi saat 23:59’da içimizde kelebekler uçuşuyor. Sanki saat 00:01 olduğunda sihirli bir değnek değecek, bütün borçlarımız silinecek, metabolizmamız hızlanacak ve evdeki o yerinden çıkan askılık kendi kendine tamir olacak sanıyoruz.
İnsanlardaki bu reset atma isteği çok ilginç. Bilgisayarı kapatıp açınca düzelir sanıyoruz her şeyi. Instagram’a bakıyorum herkes “Güle güle 2025, hoş geldin 2026, bana çok şey öğrettin ama defol git” modunda. Peki ne diledik?
Ben klasikçiyim, ritüel seviyorum hayatım. Mesela kırmızı iç çamaşırı meselesi. Gülme, bu bir gelenek; şans getirir, aşk getirir. Ama artık o bile değişti. Eskiden pazardan gizli saklı alınırdı. Şimdi Instagram’a girdiğimden beri karşıma sürekli “Erkekler için şans getiren kırmızı boxer” reklamı çıkıyor. Sen o kırmızı donu dedin ya, 2 dakika sonra reklam düştü. Benim dileğim belli; şu telefonların bizi dinlemeyi bırakmasını istiyorum.
Manifestlemek Nedir?
İnsanlar artık dileklerini Hıdırellez’de gül ağacının altına gömmüyor. Ne yapıyorlar? Tweet atıyorlar: “Evren bu sene bana bunu ver #manifest”. Sanki evren oturmuş senin X hesabını takip ediyor. Biri story atıyor, 24 saat sonra o dilek siliniyor. Kalıcılığı bile yok.
Doğru, bir de manifestlemek diye bir şey çıktı. Eskiden dua etmek veya dilek tutmak vardı. Şimdi “Ben bunu çağırdım, manifestledim” diyorlar. Geçen gün annem aradı, “Kızım herkesin ağzında bir manifest, bu meşhur bir şarkı sözü mü?” dedi. “Yok annecim,” dedim, “bu artık dilekleri yeni çağırma yöntemi.” Kadıncağız bunu radyodan istenen şarkı sanmış. Bence istek şarkı, evrene gönderilen enerjiden daha somut bir mutluluk kaynağı.
Bir de Milli Piyango olayı var. Eskiden bilet alırdık, cüzdanımızda saklardık. Senede bir defa milyonda bir ihtimalle zengin olma hayali kurardık. Şimdi uygulamadan online alıyorsun, numarasına bile bakmıyorsun. Çıkmayınca mail geliyor, bütün heyecanı ölüyor.
Dijital Dilekler ve Yeni Yıl Yalanları
Peki senin bu sene için kendinle ilgili en büyük yalanın ne? Hani şu “Bu sene kesin yapacağım” deyip Şubat’ta bıraktığımız hedefler. Sanırım “Daha az ekran süresi, daha çok kitap” yalanı benim her sene düşündüğüm bir şey. Akşamları klasik eserleri okuyacağım diyorum ama sonuç; bilgisayarda video editlerken uyuyakalıyorum.
Ben bu sene yine spor salonu üyeliğini yenilemeyi düşünüyorum. “New Year, New Me” diyorum, pilatese başlayacağım, glutensiz besleneceğim. Hayatım, dün gece çocuklarla tombala oynarken “Şu cips kasesini uzatın” diyen sen değil miydin? O geçen seneydi, teknik olarak 12 saat önceydi, sayılmaz!
Dilekler bile dijitalleşti. Eskiden sağlık, huzur, para dilenirdi. Şimdi listeye bakıyorum: Takipçi sayısı, fenomen olmak, kripto paranın yükselmesi, uzaktan çalışma izni… Ben ne diliyorum biliyor musun? Kandil mesajı atar gibi “Mutlu Yıllar” GIF’i atıp telefonumu kilitleyen bütün akrabaların, yeni yılda “Sessize Alma” özelliğini keşfetmesini diliyorum.
2026 Dilekleri
2025 zor bir yıldı, yorucu bir yıldı. Hepimiz için analog ruhlar olarak bu dijital hızın içinde bazen nefessiz kaldık. Çok bildirim aldık, çok kaydırdık ama göz göze geldik mi?
Ben bu sene bizim için şunu diliyorum Ceyhun: Birbirimizin yüzüne telefon ekranından daha çok baktığımız bir yıl olsun. Wi-Fi sinyalimiz kopsa da birbirimizle olan bağımız hiç kopmasın. Ben de şunu diliyorum: “Şunu bir göster” diyen anne babalarımızın başımızdan eksik olmadığı, o saçma sapan komplo teorisi mesajlarının bile gelmeye devam ettiği, sevdiklerimizin sağlıklı olduğu bir yıl olsun.
Dantelli Mikrofon ailesi olarak yeni yılın size bol like değil bol kahkaha getirmesini, şarjınızın değil neşenizin hiç bitmemesini diliyoruz. Geride bıraktığınız yılın tüm çöp dosyalarını silin, önbelleklerinizi temizleyin ve yeni yıla hafif girin. Kırmızı donunuzu giymeyi, narınızı kırmayı (ama kapıda değil balkonda) ve tabii ki bizi dinlemeyi unutmayın.
Yeni yılda görüşmek üzere, mutlu yıllar!